Müslümanlar Açısından Arapça Öğrenmenin Önemi

Arapça bilmek insana ne gibi faydalar sağlar? Günümüzde Müslüman olan toplumlarda bu soru hayati önem ifade etmektedir.

Müslümanlar Açısından Arapça Öğrenmenin Önemi 1
Arapça besmele

Baktığımızda bütün dünya için önem ifade eden Arapça dilini Müslümanlar açısından ele almaya çalışacağım. Arapça denildiğinde akla ilk gelen kelimelerin başında İslam, Müslüman, Kuran kelimeleri gelmektedir. Malumunuz İslam dininin kutsal kitabı, ilk muhataplarının konuştukları dil olmasından dolayı Arapça olarak indirilmiştir.

Sadece Müslümanların değil, nerdeyse dünyadaki toplumların tamamının dilleri Arapçadan etkilenmiştir. Farsça, Osmanlı Türkçesi, İngilizce ve özellikle İspanyolcayı örnek verebiliriz. Kaynaklara baktığımızda uzun bir süre İslam’ın egemenliğinde kalmış olmasından dolayı İspanyolca ’da Arapça kökenli kelimler bir hayli fazladır. Yine aynı zamanda Osmanlı Türkçesini de ele aldığımızda böyle bir etkilenme açıkça belli oluyor. Zira Osmanlı devleti asırlar boyunca İslam’ın hamiliğini yapmış bir devlettir. Osmanlı devletinde toplumun her kesiminden insanlar Arapça bilgisine sahipti. Nitekim impatorluk seviyesine gelmiş bir devletten bahsediyoruz. Ayrıca Müslüman ve egemenliği altında çok sayıda Arap devleti vardı.

Müslümanlar Açısından Arapça Öğrenmenin Önemi 2
Arapça’nın önemi

Günümüze gelirsek, sokağa çıkıp şöyle insanlara bir kulak verelim. Ağızlardan çıkan kelimelerin, ilan panolarındaki reklamların ve tanıtım yazılarının neredeyse yarısı Arapça kelimelerden oluşuyor. Bütün bunlar Arapçanın hayatımızda ne kadar yer edindiğinin ispatı niteliğindedir. 

Şimdi Arapça bilmemizin günlük hayatta ne işimize yaradığından bahsedelim. 

Müslümanlar Açısından Arapça Öğrenmenin Önemi 3
Arapça bir kelime “farz-ı muhal”

Arapça Öğrenmenin Faydaları

  1. Arapçayı öğrenmemizin gerekli olmasının en önemli sebebi hiç şüphesiz ki inandığımız dinin kaynağının dili olmasıdır. Burada yanlış anlaşılmaya müsait bir konu var ki o da şudur; dinin dili olur mu? Aslında pek de yanlış bir soru olmaz. Bilindiği üzere İslam dini evrensel bir dindir. Ama şurası da bir gerçek ki İslam dininin ilk muhatapları Arapça konuşan bir topluluk idi. Dolayısıyla İslam’ın emir ve yasaklarının ilk muhatapları tarafından anlaşılabilmesi için kendi dillerinden açıklanması gerekiyordu.
  2. İnandığımız değerlerin yazılı olduğu birinci kaynakları anlayamıyor, bırakın anlamayı okuyamıyoruz bile. Bundan daha üzücü bir şey var mıdır? Böyle bir durumda yaptığımız ilk şey tercüme edilmiş eserlere başvurmak oluyor. Fakat şunu da gözden kaçırıyoruz ki hiçbir dil olduğu gibi başka bir dile çevrilemez. Bu mümkün değildir. Kuran’ı Kerim’in onlarca farklı mealinin bulunmasının nedeni dilin bu özelliğinden kaynaklanıyor. Ayrıca farklı dillerden çevrilen kitaplara da baktığımızda aynı kitabın birbirinden farklı birçok çevirisi vardır.
  3. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi günlük hayatta Arapça hayatımızın neredeyse tamamında söz sahibi. Aynı zamanda tarihte birçok bilim dalında hatırı sayılır bilim adamları eserlerini Arapça olarak kaleme almışlardır. Bunlar fizik, kimya, matematik, tıp, astroloji gibi bilimlerdir. Bu bilim insanları geride söz konusu bilimlerle ilgili çok değerli eserler bırakmışlardır. Bu eserleri bizler tarih boyunca çevirilerinden okuyup anlamaya çalıştık. Şayet biz bu eserleri kendi yazıldıkları dilde okuyabilseydik şu an bilimde çok farklı yerlerde olabilirdik.
  4. Ülkemizin komşularına baktığımızda sekiz taneden üçü Arap ülkeleridir. Bu Arap ülkeleriyle İhracat ve ithalat, turizm ve eğitim gibi birçok alanda etkileşim içerisindeyiz. Dolayısıyla bu ülkelerin dili olan Arapçayı bilmek ekstra bize ne kadar fayda sağlayacağı aşikardır.  
  5. Tarih öğrenmek isteyen birinin yazılı kaynaklara başvurması kaçınılmazdır. Türk tarihini araştırmaya kalktığımızda, Türkler erken zamanlarda İslamiyet’i benimsemişlerdir. Belli bir zaman sonra İslamiyet’in bütün emir ve yasakları Türk devletlerinde hayatın her yerine yayılmış ve öylece yaşanılmaya başlanılmıştır. Bu sebepten ötürü çoğu önemli kelime Arapça olarak kullanılmıştır. Örneğin ilk Türk İslam devletlerinde, günümüzde Devlet Denetleme Kurumu olan yapının ismi ‘Divan-ı İşraf’ idi. Şimdi Arapça bilen biri çok rahat bunu anlamış olurdu. İşraf Arapça ’da denetlemek demektir. Devletin personel almak amacıyla yaptığı sınavların hemen hepsinde Tarih dersine ait sorular sorulmaktadır. O derse hiç çalışmamış olan biri Arapçayı bildiği takdirde birçok sorunun cevabına kelimelerin anlamından ulaşması mümkündür. Örnekleri çoğaltmamız elbette mümkündür. Bu konuda sadece Türk tarihi değil diğer birçok İslam devleti, tarihe yön vermiştir. Hem bu devletlerin hem de bu devletlere komşu gayrimüslim devletlerin tarihini öğrenebilmemizde de Arapça bilmemiz büyük önem ifade ediyor. Örnekleri çoğaltmamız elbette mümkündür. Fakat konunun ehemmiyetinin bu örneklerle anlaşıldığını umuyorum.

Metnin başından beri ifade etmeye çalıştığım husus özetle şöyledir; Arapça bilmenin insana özellikle bir Müslümana sağlayacağı faydaları arz etmeye çalıştım. Burada Arapçayı kutsama gibi bir niyetimin olmadığını ifade etmek isterim. Akla gelmesi ihtimal taassubi düşüncelerden Allah’a sığınırım.  Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) de ifade buyurdukları gibi;

“Allah katında en şerefliniz takvâca en üstün olanınızdır. Arabın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyaz derili olanın siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, siyah derili olanın da beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.” (Bk. el-Müsned, Müessesetu’r-rialse, 1421-2001,38/474/h. no:23489).

Hadis-i şerifte belirtildiği şekliyle Irkçılık, dinimizce kesin bir dille yasaklanmıştır.

  • Esleme projesinin kurucusu Mfakkaya kardeşime gözlerindeki rahatsızlığından dolayı rabbimden acil şifalar diliyorum. Sizlerden dua etmenizi rica ediyorum. Allah razı olsun.

Similar Posts

2 Comments

  1. Eline sağlık kardeşim. Arapça öğrenmek her müslümanın sorumlu olduğu bir ilimdir. Kur’an dili, müslümanların dili Arapça’dır. Kendi tarihimizde hatta dünya tarihinde bile bilim, ilim, sanat, edebiyat dilleri arapça olarak üretilmiş. En azından kuranı ve sünneti aslından anlayacak kadar arapça bilmek zorundayız. Bu arada duan için de Allah razı olsun kardeşim. Rabbim bütün hastalara şifa nasip etsin inşallah.

  2. Güzel bir yazı, emeğinize sağlık kardeşlerim.

    Benim de Tarik-i Vuslat / Sorgulayan Müslüman Blogu’m var. İnceleyebilirseniz sevinirim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir